Ummadık Daş Baş Yarar

İlk Göz Ağrın…

39

Bi’ sütlü kahve olsa da içsek !

Vakit gece yarısını geçeli çok oldu. Dün akşam yaptığım kekten bir dilim aldım. Yanına da tabi ki çay. Senin en büyük tutkun, olmazsa olmazın. Ben de çok seviyorum senin gibi. Annem boşuna babası kılıklı demiyor. 😊

Çocuktuk… Sen giderdin gelmezdin günlerce, bazen de aylarca… Çekyatın tepesine çıkar pencereden yolunu gözlerdik. Her geliş anını bilirdik, kapıyı tıklatışın da farklıydı arabayı park edişin de. O günler nasıl geçti bilmiyorum. 30 yaşıma ramak kalan şu zamanlarda sanki her gidişin daha zor geliyor. Belki de artık aklımız eriyor ondan olsa gerek…

Her gelişinin sabahında sen yatakta uyurken çocuklarla birlikte yatağa zıplayıp birlikte uyuyalım diye seni uyandırırdık. Sen de:

“Bu yatak 2 kişilik 6 kişiyi kaldırmaz. Bir gün kıracaksınız ama dur bakalım” der dururdun.

Elinde ne zaman bir şey yiyecek olsan tutup bize verirsin. Yarısını değil hepsini. “Eee sana hani ?” dediğimizde “siz yiyince benim de karnıma gidiyor” derdin. Çocukken bunu gerçek zanneder elimde ne varsa yerdim hepsini.

Babam…

Evimizin direği, göz yaşlarını bizden devamlı saklayan, her zaman mutlu, dimdik görünmeye çalışan, sırtımızı yasladığımız koca dağ… Pes etmeyen, yorulmak nedir bilmeyen adam… Bu kuvvet nereden geliyor sana baba? Sahi, babalar nasıl bu kadar güçlü olabiliyor?

Eve her girişinde tüm derdi tasayı kapının önünde bırakıveriyorsun sanki. Artık anlıyorum baba. Senin gözünde hala o küçük kıvır kıvır saçlı Buket olsam da artık anlıyorum…

Bazen düşünüyorum da bunca şeye nasıl dayanıyor babalar. Ben beceremiyorum baba. Senin kadar güçlü kalamıyorum. Elime yüzüme bulaştırıyorum bazen. Ana baba olunca mı anlarız ya da o zaman mı güçleniriz biz de?

En çok ta geceleri oda oda gezip üzerimizi örtme huyunu seviyorum. Deli yatıyorum hep. Yorgan bir yerde ben bir yerde. Sen kapıyı araladığında uyanıyorum hemen. Uykum hafif senin gibi. Çıt sesine kalkıyorum. Anlıyorum senin geldiğini hemen uyuma numarası yapıyorum. Sakalların batıyor yüzüme, öpmeden de gitmiyorsun. 😊

Hele pazar sabahları hepimizden önce kalkıp bizi kaldırma huyun yok muuuu! 😊Ne kadar kafamıza yorganı çeksek de sana yeniliyoruz.

Baba deyince boğazım düğüm düğüm oluyor. Yapma kızım diyorum koca kız oldun tut artık kendini. Beceremiyorum… Üniversite için yurt kapısına bıraktığınız gün geliyor aklıma. Arkanızdan nasıl da saatlerce bakmıştım. Sen arayıp “yavrum” dediğinde kitleniyor konuşamıyordum. Yaprak vardı, yurttan arkadaşım. Konuşamayınca ona uzatmıştım telefonu.

Seninle yolculuk yapmayı seviyorum baba. Baba kız takılmayı, oturup bir kafede çay içmeyi, dertleşmeyi, en çok da seni dinlemeyi seviyorum…

Sen otururken dizine uzanıp yatmayı, senin saçlarımı okşamanı hala çok seviyorum. He bir de sana kahve yapmayı çok seviyorum. Şimdi burada olsan:

-Bukeett !

-Efendim baba

-Bi’ sütlü kahve yapsan da içsek

Annem çoktan uyumuş çocuklar da odalarına çekilmiş olurdu. Senle kahvemizi içerdik. Sen de bana “aslan kızım” derdin.

 

İyi ki varsın be baba!

 

İlk göz ağrın…

 

BUKET TURAN

 

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.