Ummadık Daş Baş Yarar

Malezya Part I: Langkawi

148

Langkawi….

Şimdi sizlerle iki aylık upuzun bir serüvene çıkalım. Singapur’dan başlamak hata mıydı bilemiyorum ama bu turdan ayrılmayın derim. Birkaç part daha sizlerle olacağım. Avrupa’dan çıkıp Güneydoğu Asya’ya uçalım. İstanbul’dan 8200 küsür kilometre uzaktaki Malezya’ya. Şimdi bu yazıda sadece buranın en turistik mekanından, Langkawi’den bahsedeyim. Şehrin ismi, simgeleşmiş kızıl kahverengimsi kartaldan ismini alıyor. Karayolu ile ulaşımı mümkün olmayan bu adaya Alor Setar’dan her saat başı 1 saat 40 dakika süren feribotlarla ulaşmak mümkün. Ama hızlı gitmek için insanları perişan etmeleri de ayrı bir mesele. Deniz tutuyorsa aman hiç bulaşmayın. Adada havalimanı da mevcut. İçerdeki ulaşımı isterseniz araba kiralayarak, isterseniz “Grab” veya “Uber”i kullanarak sağlayabilirsiniz. Çok gezecekseniz tabii ki araba kiralamak daha ekonomik.

Adanın biraz ekonomisinden bahsedelim. Öncelikle bu ada tamamiyle “Duty-Free”. Çikolatasından arabasına kadar hiçbir şeye devlet ya vergi koymuyor ya da koyamıyor. Ülkenin kendi markaları olan “Proton” ve “Perodia”yı korumak için diğer arabalara fazlaca vergi koymasından yakınan insanlar arabalarını buradan gelip alıyorlarmış. Fakat olayın handikapı şu ki; araba gittiği yerde 1 aydan fazla kalamıyor ve Langkawi’de en az 5 yıl kalma koşulu var. Bu yola başvuranların sayısı da yadırganacak gibi değil. Arabayı alıp bir de ev kiralayıp beş yıl bekletiyorlarmış. Uzun iş. Tabii ki gelirinin çoğunluğu turizmden oluşan bu turizm diyarının gezilecek yerlerine bakalım:

  • Cenang Sahili

Şimdiiiii, upuzun bir sahil, kumlar ara sıra sert bazen yumuşak. Denizdeki taşlar ayağınızı yaralayabilir. Biraz da dalgalı. İlk önce olumsuzları vermek biraz hoş olmadı ama hoş yanları da yok değil. Suyu çok temiz ve kumsal sabah saatlerinde çok sakin. Gece hayatı burada aktif, gece sahile inerseniz canlı müzik ve ateş gösterilerine bol bol doyabilirsiniz.

 

  • Oriental Village/Skycab

Buranın asıl ismi Oriental Village olmasına rağmen teleferiğiyle ün salmış olduğu için Skycab ismiyle anılıyor.

 

45 derecelik eğimiyle Guinnes Rekorlar Kitabı’nda yer edinmiş bu teleferiğin ucunda sizi “Sky Bridge” bekliyor. Skycab’in size sunduğu birçok opsiyonu var. En ucuzu 55 RM. Yukarıya çıktıktan sonra da kaçırılmaması gereken “Sky Bridge” ise sadece 5 RM. Dağlar arasında yankılanan sürekli bir ses var. Tam ne olduğunu kestiremediğim bir ses, ya teleferikten ya da “Langkawi”nin sesi.

  • Seven Wells Şelalesi

Her gülün bir dikeni vardır. Buradaki şelalere çıkmak için biraz terlemeniz gerekebilir. Zaten ülkede nemden dolayı oturduğunuz yerden de terliyorsunuz. Şelalenin derinliği boynunuza kadar gelebilir. Küçük bir anı olarak da şelaleye düşmemi kenara not edeyim. Dikkat! Yerdeki kayalar çok kaygan.

 

 

 

  • Langkawi Eagle Statue

Belki de gece gözüyle görmem hasabiyle çok da gezilecek bir yer olmadığını söylemem gerek. Sadece bir fotoğraf çekilip diğer yerlere yol almak gerekiyor.

 

  • Buffalo Park

Eğer kısıtlı bir süreniz varsa burayı gezilecekler listesine almayın. Özetle ağıl burası. Türkiye’dekilerden farkı sadece buffalo olması. Giriyorsunuz, 7RM ödeyerek küçük bir bardakta süt içip hayvanlarla bakışıp geri dönüş yolunuzu tutuyorsunuz. Zaten buraya ulaşmak da işin ayrı bir cabası.

 

  • Gunung Raya

Çık babam çık! Bitmiyor yol. Yoldaki manzara zaten değiyor o zahmeti çekmenize. Eklenti olarak bir de yukarıdan izliyorsunuz manzarayı. Yine bir uyarı! Benzininizi çıkmaya başlamadan önce fulleyin.

 

  • Wat Hoh Wanararm

Putların dışarıda olması diğer tapınaklardan ayırt edici bir özelliği. Bir de dağı yontarak mı yoksa sonradan eklenilmiş olduğunu bilmediğim bir heykel de simgesi.

 

 

 

 


  • İsmini bilmediğim yerler:

Ne yazık ki buraları yolda geçerken bulduğumuz için isimleri hakkında hiçbir fikrim yok.

  1. Bir tane plaj gibi bir yer vardı. Su cam gibi ve hiç kimse olmadığı için hala yüzlerce küçük yengeç okyanusa girip çıkıyor. Ama yeni inşaat başlamış olacak ki etrafı çevrilmeye başlanmış.
  2. Adaları mutlaka gezin. Mangrove Tour adıyla yapılıyor. Adaların ismini bilmiyorum tabii ki ezbere. Hem her adada yüzme imkanınız var, hem de kartalları besleyebiliyorsunuz. Belki işin tüm sırrı burada

Devamı bir sonraki yazımda. Görüşmek üzere….

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.