Ummadık Daş Baş Yarar

8 Mart Dünya Kadınlar Gününe Dair

355

 

İçinde kutlamak geçen mesajlardan fazlaca uzağım, zira hala binlerce kadın işkenceye, tacize, tecavüze, şiddete maruz kalıyor. Türkiye’de de kadının yerine baktığımızda karşımıza karanlık bir tablo çıkıyor. Ne yazık ki izlediğimiz, rating alan kadın karakterlerde ya aciz ve muhtaç ya da zaten direndiği için şiddet görüyor. Burada medyaya düşen de şiddet gören kadın varsa, güçlenip adamı pişman ettiği sahneyi de çekin. Ben artık psikolojik ve fiziksel şiddetin her türlüsüne pabuç bırakmayan, haklarını bilen, güçlü kadın karakter izlemek istiyorum. Biraz da bu normalleşsin. İstatistiklere göre son bir  yılda  409 kadın erkekler tarafından öldürüldü. Onlarca kadın şiddet gördü, belki hala görmeye devam ediyor.

Bu durumda “Gününüz kutlu olsun” yerine “Mücadelemiz daim olsun” türünden bir şey diyebilirim yalnızca. Yine de bir 8 Mart klasiğim olan Nazım Hikmet’in “Kadınlar… Kadınlarımız” şiirini doyasıya okuyacağım, okutacağım.

Bir Parça Nazım 

Ve kadınlar

bizim kadınlarımız:

korkunç ve mübarek elleri

ince, küçük çeneleri, kocaman gözleriyle

anamız, avradımız, yarimiz

ve sanki hiç yaşanmamış gibi ölen

ve soframızdaki yeri

öküzümüzden sonra gelen

ve dağlara kaçırıp uğrunda hapis yattığımız

ve ekinde, tütünde, odunda ve pazardaki

ve kara sabana koşulan ve ağıllarda

ışıltısında yere saplı bıçakların

oynak, ağır kalçaları ve zilleriyle bizim olan

kadınlar,

bizim kadınlarımız…

 

VİCDAN KONVOYU

8 Mart’a dair en anlamlı yaklaşım bir grup kadının başlattığı Vicdan Konvoyu oldu.

Açıklamalarında da meselenin can damarını ortaya koymuşlar. Aynen alıntılıyorum:

“Suriye insan hakları kuruluşlarının verilerine göre, Mart 2011’den 2017 sonuna kadar Suriye rejimi zindanlarında 13 bin 581 kadın tutuklandı ve istismara uğradı. Resmi kayıtlara geçtiği kadarıyla rejimin cezaevlerinde hala tutuklu olan 417’si kız çocuğu, en az 6 bin 736 kadın maalesef bu vahşeti yaşamaya devam etmektedir. Bizler, farklı görüşlere, mesleklere, sivil toplum kuruluşlarına mensup lakin ortak paydası vicdan olan 52 ülkenin kadınları olarak, Suriye’deki tutsak kadınların yaşadığı zulmün son bulması için vicdan sahibi herkesin bu sese kulak vermesini talep ediyoruz. 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla kadınların uğradığı her türlü ayrımcılığın sona ermesi için birçok program icra edilecek. Bizler de o gün Suriyeli kadınların hapis, işkence, infaz, tecavüz gibi savaş suçlarına maruz bırakılmalarına tüm dünyanın dikkatini çekmek istiyoruz”

Dilerim hem Türkiye’de  hem de Dünya’nın her yerinde kadınların; her şart ve koşulda eşit yaşam, eğitim ve çalışma şartları elde edebildiği günlerde 8 mart’ı kutlarız.

 

 

HAYATIMDA BİR KEZ OLSUN 

Bir silgiyi tamamen bitirmek istiyorum.

Bir tartışma programına dalıp “bi’ susun agalar” demek istiyorum.

Bir günlüğüne gurme olup. çatır çutur bir şeyleri eleştirmek istiyorum.

Mağara’da kalmak istiyorum.

Extrem sporlar yapmak istiyorum.

 

 

BEN HASTAYKEN…

Hunharca attığım kahkahaları özledim.

Yarısını okuyup rafa kaldırdığım kitapları bitirdim.

Hukuk filmleri izledikçe Tom Hanks’in avukat olmak için yaratıldığını düşünmeye başladım.

Instagramda önüme gelen şeye like verdim.

Twitter’da umarsızca dolaştım.

“Tam da şu zamanda mı şimdi mi yani?” türünde bir isyan gerçekleştirdim.

 

BİRARADA GÖRDÜĞÜM ANDA SURATIMI BURUŞTURDUKLARIM

Uber ve BiTaksi

Seren-Gülben-Yeşim bermuda şeytan üçgeni

Ali Koç ve Fenerbahçe

Çiçek içeren 8 Mart kutlamaları

Tecavüz ve Rıza

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.