Ummadık Daş Baş Yarar

Karantina Günlerinde Psikolojik Sağlığımız

101

Bilindiği üzere neslimizin daha önce karşılaşmadığı çok önemli ve yeni bir süreçten geçmekteyiz. Daha önce benzer bir süreçten geçmediğimiz için yaşamımızı, sağlığımızı etkileyen bu salgından ruhsal açıdan etkilenmenin sağlıklı ve doğal olduğunu bilmeliyiz. Ani ve beklenmedik durumlarda bu tür etkilerin görünmesi çok doğaldır.

Karantina döneminde günlük hayat rutinimizin sekteye uğraması; iş, okul, aile hayatı gibi uyum sağladığımız düzenin birdenbire değişmesi bizlerde yıpranmaya neden olmakla kalmayıp bu süreci, travmatik bir süreç olarak da algılamamıza yol açabilir. Sağlıklı bir birey travmatik olaylar karşısında birçok depresif, kaygı taşıyan, huzursuzluk oluşturan, acı veren olumsuz duyguya kapılabilir. Stres karşısında ortaya çıkan en yaygın üç stres tepkisi; savaşmak, kaçmak ya da donmaktır. Bu tepkiler, kişilerin mizaçlarına, geçmiş yaşam tecrübelerine ve yapılarına göre kişiden kişiye değişir. Bu salgın karşısında kimi insanlar çok koruyucu davranıp hastalıktan korunmak için her türlü tedbiri fazlasıyla alırken , kimileri de en büyük savunma mekanizmalarından biri olan “inkâr”ı devreye sokup bu süreci kabul etmeyip, yok sayıp, önlem almak istemeyebilir.

Böyle bir korku, kaygı, gerginlik ve tedirginlik ortamında, uykuda ve iştahta bozulmalar, tetikte olma hali, tahammülsüzlük ve öfke artabilir. Sağlık açısından sosyal ortamlardan izole olmak yalnızlaşma hissini de beraberinde getirebilir.Bu süreçte psikolojik sağlığımızı korumanın yolları da kişiden kişiye farklılık gösterebilir. Çünkü herkesin stresle baş etme kaynakları başkadır. Bu süreci fırsata çevirip kaynaklarımızı keşfedip kaynak repertuarını çeşitlendirmeye çalışıp psikolojik dayanıklılığımızı arttırmanın yollarını arayabiliriz. Bunu yaparken daha önceki olumsuz olaylarla odaklanıp “onlarla nasıl baş edebildim” düşüncesi ile yola çıkmanın bizi ilerlemeye götüreceğini göreceğiz.

İçimizden gelmese de düzenli ve sağlıklı beslenip sirkadiyen ritme uygun uyku aldığınızdan emin olmalıyız. Bildiğimiz gibi kriz süreçlerinde sosyal medyada, haber portallarında ve televizyonlarda bilgi kirliliği çok olur ve bizim bunlara maruz kalmamız bizi daha çok strese sokup kaygı ve endişe oluşturabilir. Bu sebeple belli sürelerde dijital detoks yapmak çok kıymetli bir süreç olacaktır. Buna ek olarak günlük kısa dahi olsa tempolu yürümenin ruh ve beden sağlığı açısından faydasının olduğu yapılan araştırmalarda bulunmuştur bu nedenle artık normalleşmeye girdiğimiz bu günlerde fiziksel mesafeyi koruyarak yürüyüş yapmanın bize faydası olacaktır.

En önemlisi, en büyük kaynaklarımızdan birinin destek ve dayanışma olduğunu unutmamalıyız yani birbirimize ihtiyacımız var. Birbirimize destek vererek bu günleri hep birlikte aşacağız.

DİLARA KARAKAYA

 

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.