Ummadık Daş Baş Yarar

Mizaha Adanmış Hayatlar

402

Mizah nedir? Neye mizah deriz biz? Sağda solda yazan “işşte bu gerçek mizah abii ya ahahah” cümlesindeki “bu” ya mı deriz? Yoksa gülmekten ağlayacağınız 10 caps listesindeki saçma sapan şeylere mi? Aslına bakarsak hiçbir zaman mizahı tam anlamıyla açıklayamayız. Ama emin olun ki yukarıda saydıklarım değildir asla. Çünkü akıl gerektirir mizah. Saçma sapan lafların birleşimiyle oluşmaz. Ya da çevremizde sıkça gördüğümüz gibi küfürler ve belaltı esprileriyle olmaz. Kendi içinde birtakım sınıflara ayrılmıştır. Hatta hitap ettiği kitleye göre bile sınıflandırılabilir. Mesela siz tutup da 9 yaşındaki bir çocuğa Umut Sarıkaya’dan bir karikatür gösterirseniz yüksek ihtimalle hiçbir şey anlamayacak ve ona saçma gelecektir. Gerçi bazen 20-25 yaşındakiler de anlamıyor ama onlar istisnadır ve bilindiği üzere istisnalar kaideyi bozmaz. Umut Sarıkaya demişken, karikatürler modern mizah  kültürünün önemli bir kısmını oluştururlar. Her yere her an çizilebilirler ve mizahi yönlerinin yanında sanatsal açıdan da değerlidirler. Bugün birçok insan karikatürlerden arakladıkları esprilerle çevresini güldürür ve komik adam sıfatını alırlar. Hatta rivayetlere göre bu espriler sayesinde sevgili bulma yolunda önemli işler başarmış erkek bireyler de mevcuttur. Bu tipler en azından kaynağı doğru yerden aldıkları için topluma pek bir zararları yoktur, ama bazıları da vardır ki gerektiği durumlar oluştuğu takdirde söyleyecekleri komik sözleri planlarlar. Ya da bir filmden, diziden hatta arkadaşlarından çarparlar. Filmdekine benzer olayların gerçekleşmesini bekleyip kendilerince uygun gördükleri anda patlatırlar espriyi(!). Bu tip, mizah açısından zararlı bir yaratıktır. Olur olmadık yerde komik olduğunu sandığı cümleleri ile karşınıza çıkar, moralinizi bozar, yaşam enerjinizi yok eder. Unutmayın ki çevrenizde sıklıkla görebileceğiniz bu insanlara prim vermemeniz, sizin başlıca insani görevlerinizdendir.

Bir başka mizahşör tiplememiz de vurgu usulüyle espri yapanlardır. Bu tipin en belirgin özelliği kendilerince komik olan bir kelimeyi doğuştan sahip oldukları yüksek sesleriyle bağırmalarıdır. Genellikle insanların dalgınlık anlarında ortaya çıkarlar. Ağzınızdan yanlış bir kelime çıkması demek bu tip için yapılacak hazine değerinde bir espri demektir. Mesela portakala potrakal dediğiniz anda sizin daha ikinci kelimeyi demenize fırsat bile vermeden POTRAKAL IĞAHAĞAH, POTRAKAL NE YA HAĞIĞAĞH nidalarıyla kendi çapında eğlenir. Size tavsiyem böyle bir insan karşısında öncelikle sakin olmanız ve hafifçe tebessüm etmenizdir. Böylece olay daha fazla uzamadan kapanır ve siz de daha fazla kendinize eziyet etmiş olmazsınız.

Toplumumuzda yıllardır yer bulmuş bir başka türümüz de istikrardan başarı geleceğini uman komik insanlarımızdır. Bu tip insanlar bir kere hasbelkader bir espri yaparlar ve tutar. Daha sonra o yaptıkları espriyi kalıcı hafızaya kaydederek değişik zamanlarda gün yüzüne çıkarırlar. Belirli bir zaman sonra çevresindeki insanlar tarafından da ezberlenecek olan bu espri, onlar için bir yaşam kaynağı, komikliği halk tarafından tescillenmiş ilahi bir kelime ya da kelime grubudur. En alakasız zamanlarda dahi bıkmadan, usanmadan tekrarlarlar ve kendilerini elbet bir gün o espriye tekrar gülüneceğine inandırırlar.

Biz ne kadar espri yapan kişilere odaklansak da aslında yapılan ortamında bunda çok büyük bir etkisi vardır. Espri sahibi mizahşör bireyimiz yılların verdiği tecrübe ile girdiği ortamı ilk önce biraz tartar ve ardından ufak ufak başlar taarruza. Esprilerin içeriği ve kalitesi çoğu kez dinleyicilerin cinsiyet dağılımına göre de değişiklik gösterir. Tamamen erkeklerden oluşan bir makine mühendisliği sınıfında yapılan espri de alınan tepki de bir miktar hayvanîdir. Toplum içinde tebessümle gülen insanlar orada hemcinsleriyle olmanın verdiği eşsiz güvenle acımasız kahkahalar savurabilir, sınıf dışında cool takılan tipler o doğal ortamlarında gülerken arkadaşlarını yaralayabilirler. Bu tarz ortamların çoğu kez espri kalitesinin yükselmesinde etkili olduğunu söylesek de kimi zaman bireyler toplumsal yaşama alışmakta güçlük çekebilirler. Aynı samimiyeti, gevşekliği, anlaşılırlığı bulamadıkları zaman kendi kendilerine espri yapıp güldüklerine de şahit olunmuştur.

Son olarak kalitesiz bir dinleyici grubundan da bahsedip yazıyı noktalayacağım. Bu grup son zamanlarda yeni jenerasyonun, daha doğrusu bebeklikten bil itibar internetle büyümüş jenerasyonun etkisiyle ortaya çıkmıştır. Bunlar normal bir kelimeyi komik bularak ya da sırf komikmiş gibi olsun gülelim lan ohağahağğ diyerek acayip şekillere girebilirler. Temel özellikleri gülerken insan ırkına ait olmayan sesler çıkarmaları ve yaşıtları tarafından komik denilen ünlü bir şeye anlamasalar dahi gülmeleridir. Bir de bunların bu olayları sağda solda anlatanları vardır ki inşallah karşılaşmazsınız çünkü karşılaşmanız durumunda gençliğe dair umutlarınız bir anda tükenebilir. Bu türe karşı uygulanabilecek temel çözümler düzenli bir şekilde kitap okutmak ve doğru mizaha ulaşabilecekleri yeni yollar üretmektir ve bu yolda hep beraber mücadele etmemiz gerekmekte. Yoksa geleceğimiz büyük bir tehlike altında. Çocuklarımıza mizahsız bir dünya bırakmamak için gelin birlik olalım. Kaliteli esprilerle süslenmiş yarınlara uyanmak dileğiyle.  Haftaya bambaşka bir hikayede bambaşka bir kafada, bambaşka hayatlarda görüşmek üzere, esen kalın.

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.